İğne biyopsileri

Memede ultrason, mamografi ya da emar ile şüpheli bir kitle saptanırsa biyopsi yapmak gerekir. Eskiden, biyopsi için cerrahi bir işlem yapılarak kitlenin bir kısmı alınırken günümüzde bu yöntem yerini neredeyse tamamen iğne biyopsilerine bırakmıştır. İğne biyopsilerinin cerrahi biyopsilere göre en önemli avantajları şunlardır. 

1. Cerrahi biyopsiler genel anestezi altında, memeden bir kesi ile yapılırken iğne biyopsileri lokal anestezi altında bir iğne deliğinden yapılır.

2. Cerrahi biyopside yapılan kesi ve oluşan nedbe dokusu estetiği bozabilir ve mamografilerde kanseri taklit ederek gereksiz takip ve biyopsilere yol açabilir. İğne biyopsilerinde böyle problemler yoktur. 

3. Meme kitlelerinin çoğu (%80) iyi huylu olduğundan, tüm kitlelere cerrahi biyopsi uygulanırsa hastaların %80 i gereksiz yere ameliyat olacaktır. 

4. Cerrahi biyopsiden sonra kitle kanser çıkarsa ve geride tümör kaldıysa ikinci operasyon daha zordur.

5. Cerrahi biyopsi, koltuk altı lenf düğümlerini etkileyerek biyopsi sonuçlarını değiştirebilir. 

Bu nedenlerden dolayı, meme kitlelerinin tanısı mümkünse iğne biyopsileri ile konmalı, cerrahi biyopsi son çare olarak düşünülmelidir. İğne biyopsilerinin de mutlaka ultrason ya da mamografi rehberliğinde ve ince iğne yöntemiyle değil trukat (kor) biyopsi şeklinde yapılması gerekir. İnce iğne biyopsisinde, bir şırınga yardımıyla dokudan hücre tanecikleri emilir. Ancak bu hücreler dokunun tümünü temsil etmediklerinden tanı değeri düşer. Kanser tanısı konsa bile, kanser türü saptanamaz, hormon ve genetik testler çalışılamaz. İnce iğne biyopsisi, tiroid nodüllerinde yararlı bir yöntemdir, ancak meme kitlelerinin tanısında yetersizdir, bu nedenle kullanılmamalıdır. 

Memede iğne biyopsisi, trukat yöntemiyle ve mutlaka görüntüleme rehberliğinde ( ultrason, mamografi, emar) yapılmalıdır. Görüntüleme rehberliğinde yapıldığında, hem iğne hem de kitle aynı anda görülebilir ve iğnenin kitlenin istenilen bölgelerinden biyopsi aldığından emin olunabilir. Ancak, görüntüleme kullanmaksızın el yordamıyla biyopsi yapılırsa, iğnenin doğru yerden parça aldığından emin olunamaz, çünkü doktorun eline gelen sertlik tümörün kendisi değil meme içinde ele gelen herhangi bir sertlik de olabilir. Ayrıca, mamografi ya da ultrasonda saptanan kitle elle hiç hissedilemiyor da olabilir.  Bu nedenle, memede iğne biyopsisi elle hissetmeye çalışılarak değil, daima ultrason ya da mamografi rehberliğinde yapılmalıdır.

Bazı meme kitlelerinde tanı koymak için trukat biyopsi ile alınandan daha fazla parça almak gerekebilir. Bu durumlarda vakum biyopsisi ya da BLES yöntemleri kullanılabilir. Vakum biyopsisi ile bir kitle ya da doku minik bir kesiden birkaç mm kalınlığında şeritler halinde tamamen dışarı alınabilir. BLES yönteminde ise, biraz daha kalın bir iğne kullanılarak çapı 2.5 cm ye kadar olan kitleler bütün halinde dışarı alınabilirler. Her iki yöntem de memede hem biyopsi hem de bazı durumlarda tedavi amacıyla kullanılabilirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Memede en sık ultrason rehberliğinde trukat biyopsi yapılır. İşlem sırasında, iğne ve kitle anlık olarak izlenebilir, iğnenin kitlenin neresine girdiği net olarak görülebilir. Alınan şerit şeklindeki doku parçaları patolojide incelenerek kesin tanı kolayca konulabilir. 

DANIŞMA FORMU

Varsa lütfen meme ultrasonu, mamografi ve emar raporlarınızı

0.534.551 0 551 nolu telefona whats up dan gönderiniz.

Hastalığınızın kısa bir özetini de eklemeyi unutmayınız.

Faydalı bağlantılar

Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilirsiniz.

0-534-551 0 551
0-530-951 51 66
0-242-316 39 39