Meme biyopsileri

Meme hastalıklarının tanısında günümüzde uygulanması gereken standart yöntem "Görüntüleme rehberliğinde" kesici iğne (trukat) biyopsisidir. Yani, biyopsi yapılırken mutlaka iğnenin kitleye girdiği ve parçayı doğru yerden aldığı örneğin ultrasonla görülmeli ve kitlenin en az 3-4 farklı yerinden doku parçaları alınabilmelidir. Bu şekilde yapıldığında, memede iğne biyopsisinin doğru tanı koyma ihtimali %95 in üzerindedir. 
Buna karşılık, ülkemizin birçok bölgesinde meme biyopsisi için hala "eski" bazı yöntemler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlardan birisi, cerrahın el yordamıyla basit bir şırınga kullanarak yaptığı "ince iğne" biyopsisi, diğeri ise şüpheli kitlenin ameliyatla çıkarılmasına dayanan "cerrahi" biyopsidir.
İnce iğne biyopsisinde, dokudan bir parça alınmaz, onun yerine şırıngayla hücre tanecikleri emilir. Ancak bu hücrelerden tanı koymak zordur. Kanser saptansa bile kanser türleri belirlenemez, dolayısıyla tedaviye başlamak için yetersizdir. Eğer bu işlem, ultrasonla değil el yordamıyla yapılırsa, kanserli doku yerine ele gelen başka bir sertlikten yapılma ve dolayısıyla kanserin atlanma ihtimali vardır. Bu nedenle, memede el yordamıyla biyopsi yapılmamalı ve ince iğne yerine trukat (kor) biyopsi tercih edilmelidir.
Ülkemizde birçok merkezde trukat iğne biyopsisi yerine hala ameliyatla biyopsi tercih edilmektedir. Bu durumun hem hasta hem de sonradan uygulanacak tedavi açısından birçok sakıncası bulunmaktadır:
1. İşlem tıpkı bir meme ameliyatı gibi genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. Ancak memedeki kitlelerin %80 i iyi huyludur. Dolayısıyla, biyopsi için ameliyat yapılırsa her 10 kadının 8 i gereksiz yere cerrahi operasyon geçirecektir.
2. Bu gereksiz operasyonlar kanama, enfeksiyon yapabilir, meme estetiğini bozabilir ve oluşan nedbe dokusu mamografi ve ultrasonda kanserle karıştırılabilir ve ileride gereksiz takip ve biyopsilere yol açabilir.
3. Cerrahi biyopsi sonucu kanser saptanırsa ve memedeki tümör tamamen alınmamışsa memenin yeniden opere edilmesi gerekir, ancak kalan kitle küçük olduğundan bulunması ve tamamen çıkarılabilmesi daha zordur.
4. Cerrahi biyopsi sonrası koltuk altı lenf düğümleri etkilenebilir ve yanlışlıkla metastaz gibi görünebilir. bu durum koltuk altında gereksiz bir takım operasyonlara yol açabilir.
 
Sonuç olarak, memede primer tanı yöntemi ultrason ya da mamografi rehberliğinde trukat iğne biyopsisidir. El yordamıyla ve ince iğneyle biyopsi yapılmamalı, cerrahi biyopsi ancak trukat biyopsinin yeterli sonuç vermediği durumlarda uygulanmalıdır. 
 

Memede günümüzde en sık kullanılan biyopsi yöntemi ultrason rehberliğinde trukat ya da kor biyopsidir. Bu yöntemde, iğnenin kitlenin içine girdiğinden emin olunarak çok sayıda doku numunesi alınabilir. İdeal olarak yapıldığında, trukat biyopsinin tanısal değeri %95 in üzerindedir.        

Memede ince iğne biyopsisi ve görüntüleme yöntemi olmaksızın el yordamıyla yapılan biyopsi terkedilmelidir. Cerrahi biyopsi ise, birçok sakıncaları olduğundan tercih edilmemeli, sadece iğne biyopsilerinin uygun olmadığı ya da yetersiz kaldığı durumlarda son çare olarak uygulanmalıdır

DANIŞMA FORMU

Varsa lütfen meme ultrasonu, mamografi ve emar raporlarınızı

0.534.551 0 551 nolu telefona whats up dan gönderiniz.

Hastalığınızın kısa bir özetini de eklemeyi unutmayınız.

Faydalı bağlantılar

Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilirsiniz.

0-534-551 0 551
0-530-951 51 66
0-242-316 39 39